İŞÇİDEN EMEKÇİDEN YANA ESECEK YEL!

 

İMECE Derneği, web sayfasında Mayıs’ a doğru pandemide işçi ve emekçilerin sorun ve talepleri dile getiren bir değerlendirme yayımladı.

Değerlendirme şöyle:

‘YAŞASIN 1 MAYIS!

Covid-19 Virüsünün dünyadaki tüm ülkeleri etkilediği ve yeni yaşam biçimleri ürettiği koşularda, 1 Mayıs yaklaşıyor. Ülkemizde işçi sınıfı ve tüm emekçiler fabrikalarda, işyerlerinde, tarlalarda üretmeye devam ediyorlar. Tekelci burjuvazinin temsilcisi, egemen sınıflar 65 yaş üstü ve 20 yaşa kadar olan insanlara sokağa çıkma yasağı koydu. Ancak bu yasaklama 20 yaş grubundaki işçiler, emekçiler ve tarım işçisi gençler için geçerli değil… Onlar çalışmaya ve üretmeye devam ediyor. Yaşı ne olursa olsun üreten işçiler emekçiler fabrikalarda, atölyelerde, tarlalarda yaşamın her alanında, her gün yaşamı yeniden üretmeye devam ediyorlar. Çalışan-üretenlerin sağlığını korumak üzere alınan önlemler yetersizdir, bu nedenle salgının ivmesi yükselmiş, can kayıpları artmıştır. Konu ile yapılan açıklamalar yanıltıcıdır, süreç şeffaflıktan uzaktır, iktidar yetkililerinin bilim çevreleri ve TTB ile ortak çalışması olmadığı gibi Türk Tabipleri Birliği neredeyse hasım görülmektedir.

Kapitalizm ve temsilcisi siyasi iktidar, Covid-19 virüsün yayılmasını önleyecek en önemli tedbirlerin başında gelen “Kişiler arasında fiziki teması kesme” kuralını fabrikalar, işletmeler ve tarlalarda uygulamıyor. Üretim araçlarının ve sermayenin sahipleri için esas olan, işçi sınıfının, emekçilerin ve onların ailelerinin sağlığı değil, kendi sermayelerinin büyümesi, karlarını arttırmaktır. İtalya, İspanya, Fransa, ABD, İngiltere’de de koruyucu önlemler zamanında alınmadığı için virüs çok yayılmış, on binlerce emekçi, yoksul insan yaşamını yitirmiştir, can kayıpları artmaktadır…

1 Mayıs’ a doğru işçi sınıfı ve tüm emekçilerin talebi, günlük yaşamın devamı açısından çalışması zorunlu olan işletmeler dışındaki tüm fabrika ve işyerlerinde çalışmanın durdurulmasıdır. İşçilerin, emekçilerin ve ailelerinin esenliği için üretimin durdurulması şiarı birçok fabrikada, işletmede, işçiler, emekçiler sendikalar, meslek örgütleri, tıp ve bilim çevrelerince zorunlu görülmektedir. Siyasi iktidar ise işçilerin, emekçilerin ve sendikaların meslek örgütlerinin ve bilim insanlarının sesine kulaklarını tıkamıştır.

Torba yasalarda işverene destek paketleri yer alıyor, mülk edinmeyi kolaylaştırma, sermayeyi koruma önlemleri var; işçiye, emekçiye, küçük esnafa, gündelik çalışanlara, gençlere-öğrencilere destek ve güvence yok! Şiddet gören, evde üreten, yaşlı ve hasta bakan kadına yok, fırsat eşitsizliğinin kıydığı, söz hakkı olmayan ya da istismar edilen çocuğa yok! Üretim araçlarını özel mülkiyetinde tutanlara vergi indirimleri var, kredi koşulları gevşetiliyor, ertelemeler var, ihaleler yandaşlara açık sürdürülüyor; doğal zenginliklerimizin talanı sürüyor, Salda Gölü nün eşsiz kumları taşınıyor; su kaynaklarımız üzerine kurulan HES’ ler suyu halkın kullanımından alıyor; tarım alanlarımız jeotermal tesislerle kurutuluyor, maden ocaklarıyla toprak ve suyumuz zehirleniyor, iş makinaları, dinamitler dağların böğrünü deliyor, ormanlık alanların kalbini deşiyor, salgının zorunlulukları talana, ranta hizmet ediyor.

1 Mayıs’ a doğru kapitalizmin ve devletin milyonlarca emekçi üzerindeki her türlü sömürüsüne, baskısına karşı mücadele ve dayanışma, düşük ücretlere, sendikalaşma ve sendika seçme hakkına dönük işten çıkarmalara, baskılara, moobinge karşı güçlerini birleştirme çabasıyla bütünleşmiştir. İşçi, emekçi havzaları işçi cehennemine dönüşmüş; sigortasız, sendikasız, uzun çalışma saatleri içerisinde milyonlarca işçi neredeyse köleleştirilmiş durumdadır. Covid-19 salgınını engellemenin ve milyonlarca işçi ve emekçinin yaşamını kurtarmanın yolu, işçi sınıfı ve emekçilerin güçlerini birleştirmesi ve mücadelesiyle mümkündür.

İşçilerin, emekçilerin, halkın sağlığını, işini, aşını, insanca geçim koşullarını güvenceye almayan iktidar hesap vermelidir. Virüsle pazarlık edilemez; hafta içi çalışan insanların hafta sonu evde kalması akıl ve bilim dışıdır, bu durum, dışarıdan alınan virüsün eve taşınmasıdır. İşten çıkarılan, zorunlu izne çıkarılıp açlığa mahkum edilen, gündelikli olarak çalışan ve işyerleri kapandığı için yaşamını sürdüremeyen, geleceği belirsizlik içindeki emekçiler, tarımda ürettiği malı koşullar nedeniyle maliyeti kurtarıcı pazarlayamayan, maliyetleri sübvanse edilmeyen çiftçiler, üreticiler için yaşanan koşullar kapitalizmin açık barbarlığıdır.

Kapitalizmin barbarlığına karşı taleplerimizi yüksek sesle ifade etmek, yaşama geçirilmesi için ısrarcı olmak, örgütlü davranmak tek çaremizdir.

  • COVID-19’a karşı mücadele kapsamında, güncel ihtiyaçlara cevap veren, zorunlu ve acil mal ve hizmet üretimi hariç olmak üzere, bütün fabrika, işletme, iş yerlerinde çalışma durdurulmalıdır. ; İşçilerin, emekçilerin dolayısıyla ailelerinin sağlığı korunmalı ve salgının yayılma hızı önlenmeli; bu süre içinde işçilere ücretli izin verilmelidir.
    •Zorunlu çalışma alanlarında emekçilere koruyucu ekipman başta olmak üzere tüm eksiklikler giderilmeli, çalışanların hepsi düzenli olarak testten geçirilmelidir.
    •Salgın boyunca özel sağlık kurumlarında, sağlık hizmetlerine erişim ön koşulsuz ve ücretsiz olmalıdır. Salgının denetimi, önlenmesi şeffaflık temelinde, Yerel yönetim kuruluşlarının, sağlık, emek ve meslek örgütlerinin de temsil edildiği bütünlüklü kurullarla sağlanmalıdır.
    •Salgında hastalanma ve yaşamlarını kaybetme riski olan hekimler ve diğer sağlık çalışanlarının ekipman eksiklikleri ücretsiz, hızla ve ivedilikle giderilmeli ve Covid-19 testi öncelikle sağlık emekçilerine yapılmalıdır. Kamu-özel bütün sağlık kurumlarında Covid-19 hastalarıyla temas ya da temas şüphesi olan hekim ve sağlık çalışanlarından başlanarak bütün sağlık çalışanlarının testlerinin hızla tamamlanmalıdır.
    •Süreç boyunca halk sağlığını korumak adına dezenfektan, koruyucu maskelerin ücretsiz temini mutlaka ve gerçekten sağlanmalıdır.
    •Ülkemizde işçilerin ücretinden yapılan kesintilerle oluşturulan işsizlik fonunda biriken para, ücretli izne çıkarılan işçilerin ücretleri için kullanmalıdır.
    •Ücretsiz izin dayatması sonlandırılmalıdır. İşsizlik maaşının süresi uzatılmalı, salgın süresince işsiz yurttaşlara yaşayabilir bir ücret desteği verilmelidir.
    •Ev içinde kadına yönelik artan şiddete karşı 6284 Sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesi etkin olarak uygulanmalı; şiddet uygulayan erkek mutlaka evden uzaklaştırılmalıdır.
    •En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine çıkarılmalıdır. Korona virüsle mücadele döneminde, risk grubundaki kesimlerin ücretlerine 1000 TL ek destek yapılmalıdır.
    •Yoksul yurttaşların temel ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmalıdır. Sağlık yardımı almakta olan “kayıtlı yoksullara” asgari geçim endeksine uygun bir maaş ödenmelidir.
    •Elektrik, su, doğalgaz, iletişim faturaları ve konut, taşıt kredileri ile kredi kartı borçları, salgın riski boyunca faizsiz olarak ertelenmelidir.
    •Temel gıda, temizlik malzemelerine zam yapılmamalı; insanca yaşamanın asgari koşulları güvenceye alınmalıdır.
    •Çiftçi borçları ve ihtiyaç kredileri, faizleri silinerek taksitlendirilmelidir.
    •Mülteci geri gönderme merkezlerinde gerekli tedbirler maksimum düzeyde alınmalı, bu merkezlerde olmayan mültecilerin konut, hijyen ve temel gıda malzemesi temini kamu kaynaklarıyla sağlanmalıdır.
    •Salgını gerekçe yapıp yurttaşlar üzerindeki gözetim ve denetim ağlarını baskıya dönüştürülmemelidir. Virüs tehlikesinin getirdiği günlük yaşamdaki bazı kısıtlamalar, güdük temel hak ve özgürlüklerin ortadan kaldırılması, baskı ve bireysel özgürlüklerin, kişilik haklarının ihlaline yol açmamalıdır. Yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini kısıtlayan tüm uygulamalara son verilmeli, internet ortamındaki ifade ve düşünce özgürlüğü ve haber alma haklarına yönelik tüm yasaklamalar, cezalandırılmalar kaldırılmalı; infaz yasasındaki eşitsizlik giderilmelidir.
    •Covid-19 koşulları da dikkate alınarak, siyasi iktidar emperyal isteklerini bir yana bırakarak, Suriye’deki ve Libya’daki askeri birlikleri geri çekmeli ve komşu ülkelerle; karşılıklı saygı, içişlerine karışmama ve barış politikası izlemelidir.
    •Halkın iradesi yok sayılmamalı; belediyelere kayyım atanması uygulanmasına son verilmeli, seçilmiş irade iadesi gerçekleşmeli; yerel yönetim çalışma alanları siyasi rekabet hırsıyla daraltılmamalıdır..

Pandemi koşulları, en ileri bilinen ülkelerde de sistemin halkın yararına olmadığını kanıtlamıştır. Bu sistem kapitalizmdir. Kapitalizm doğası gereği insanı, toplumun ihtiyaçlarını, halk sağlığını değil, kendi varlığını korumayı, sermayesini büyütmeyi, dünyanın tüm pazarlarına hakim olmayı kar etmeyi hedefler; kapitalizm işçiye, emekçiye, halka düşmandır ve Bu sistemde iki dünya karşı karşıyadır: sermaye dünyası ile emek dünyası! Sömürü ve kölelik dünyası ile kardeşlik ve özgürlük dünyası! Bir tarafta milyonlarca mülksüz, yoksul var, iş bulabilmek için modern kölelik koşullarında, sefalet ücretiyle çalışmaya zorlanan; diğer tarafta işçilerin emekleriyle servet yaratanlar! Bir tarafta hayatları boyunca evlerine ekmek götürebilmek için sadaka dilenir gibi çalışmak zorunda kalanlar, çok ağır koşullarda güçlerini ve sağlıklarını kaybedenler ve büyük kentlerdeki bodrum ve tavan aralarında, varoşlarda açlıktan sürünürcesine yaşamaya çalışanlar, diğer tarafta villalarda, yazlık, kışlık saraylarında yaşayanlar…

Bütün ülkelerin işçileri, ücretli köleliği, yoksulluğu, güvencesizliği ve sefaleti salgın döneminde çıplak gözle bir kez daha gördüler. Ortak çalışmayla yaratıkları değerleri dünya nüfusunun sadece %1 ini oluşturan büyük sermaye grupları için ürettikleri artık anlaşılmaz bir sır değil. İşçiler, emekçiler hizmet alanlarının tüm toplumun yararına kullanılacağı bir toplum düşlüyorlar. Toprağı, fabrikaları, makinaları, bütün çalışanların yöneteceği, denetleyebileceği bir toplumsal düzen düşlüyorlar. Zengin ve yoksul olarak bölünmeyi ortadan kaldırmayı, emeğin ürünlerinin işçilere, haklara, kendilerine gitmesini ve insan türünün bütün başarılarının, bilimsel buluşların, çalışma biçimlerindeki bütün gelişmelerin çalışan insana baskı aracı olarak hizmet etmesini değil, ama geleceğin belirlenmesinin ışığı olmasını istiyorlar.

Başka bir dünya mümkündür. Bu durumda İşçi sınıfı ve emekçiler kendileri için cehennem olan bu sistem karşısında yeni bir dünya özlemini daha çok hissedecek, isteyecek ve düşleyecektir. Kapitalizmin yerine, baskının, zulmün, sömürünün olmadığı yeni bir dünya gelecek. Bilime inanmayan ve onun aydınlatıcı yolundan yürümeyenlerin ömrü sonsuz olamaz… Ancak yalnızca sınıf bilinçli ve örgütlü işçiler ve emekçiler çürümüş kapitalizme darbeyi indirebilecek. Yalnızca sınıf bilinçli ve örgütlü işçi sınıfı, emekçiler sahte değil, gerçek özgürlüğü kazanacak. Yalnızca sınıf bilinçli ve örgütlü işçiler, emekçiler sermayenin ve faşizmin düzeni yerine işçi sınıfı ve emekçilerin iktidarında aydınlık bir Türkiye’yi kuracaklar.

1 Mayıs’a doğru, büyük insanlığın kurtuluşu için, sermayenin boyunduruğu altında çalışan bütün halkların sağlığı, geleceği için, daha insanca çalışma ve yaşam koşullarını elde etmek için örgütlenme ve mücadele etme hakkı için yürütülen büyük mücadele ve dayanışma mutlaka kazanacak!

İşçi sınıfı ve emekçilerin zorunlu olarak çalıştıkları fabrikalar ve işyerleri başta olmak üzere bu 1 Mayıs’ta haklı taleplerini haykıracaklardır! Talepleri hepimizin talepleridir; bizler de bulunduğumuz yer ve koşullara uygun olarak bu taleplere sahip çıkıyoruz, çıkacağız!

Corona değil, mücadele kazanacak.

Yaşasın İşçi sınıfı ve Emekçilerin Birliği, Mücadelesi, Dayanışması!
Yaşasın İşçilerin Birliği, Halkların Eşitliği- Kardeşliği!
Barış İçin Savaşa, Kapitalizme ve Faşizme Hayır!
Yaşasın 1 Mayıs’

KAYNAK (http://izmir.imece-der.com/2020/04/24/isciden-emekciden-yana-esecek-yel/ )

İŞÇİDEN EMEKÇİDEN YANA ESECEK YEL!” için bir yorum

  1. Emekçi sınıfının doğru talepleri,bir çok parti ve sol örgütlerde aynı fikirde olanlarla,amaç ve ilkesel düşünce fikir birliği ile dar grup örgütlülüğü yerine geniş örgütsel birliktelik yaratilmalidir.isci sınıfı.merkezi olarak birleşmeyen bir amip gibi çoğalan değil tek hücreli tek sesli merkezdeki güçlü sınıf hareketi benimser ve odaklanır.surec asıl bunu gerektirir.saygilar sevgiler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir