YAĞDANLIK YAHYA EFENDİ’nin Hafta Sonu Muhabbeti-8

 Şirret Gazetesi, 17 Şevval 1441

Selamün Aleyküm Muhterem Takib-i Reis’ül Sadıkan,

Efendim, son zamanlarda televizyonlardaki gece tartışmalarına merak sardım.

Geçenlerde bir haber kanalında gencecik bir çocuğumuz -ki kendileri en az Fred Çakmaktaş ve Barni Moloztaş kadar saygın ve popülerdir- “Biz o zamanlar ÇETO’yla kol kola girdiysek bunu Kenanist darB’cilere karşı ÇETO ile oynaşarak ikisini birbirine kırdırmak için yaptık.” dedi diye abariiii ortalık ayağa kalktı. Yahu o çocuğun yaşı ne başı ne? Daha bir ana kuzusu. Sen dolduruşa getir çocuğu, masa altından tekmele, kameralar çekmediği anda karşıdan gözünü pörtlet, dil çıkar, nanik yap, sonra da çocuktan mantıklı bir söz bekle… Üstelik o çocuğumuz reşit bile değil. Ama CEHAPE zihniyeti dinler mi! Vay efendim itirafmış da, vay efendim savcılar nerdeymiş, hakimler nerdeymiş?.. Hakimler, savcılar vazifesinin başında muhteremler!.. Sıkıysa Reyiz’imiz aleyhine bir laf edin bakalım yerinde mi değil mi görürsünüz… Şükürler olsun mahkemelerimiz altın çağını yaşıyor! İnanmazsanız eski Maoist yeni Müselman Sayın Örümçek’e sorun. Vicdan sayibi insanlardan olan Sayın Örümçek size ülkemizin nasıl güzel yönetildiğini anlatsın da biraz imana gelin. Hatta kendileri size bir zamanlar kapağında “teröristbaşı”nın fotoğrafını basarak yayınladığı “Öç Alanla Görüşmeler” kitabını da imzalı olarak takdim eder belki. Kimler kimler imana geldi muhteremler… Hey gidi hey, “Seni evime davet edip Yüce Divan’da oturtmazsam şerrefsizim!” diyenler gelip Reyiz’imizin divanının köşesine sığışmadı mı?  “En çok küfreden en makbul dönektir.” yasasından istifade eden içimizin dışımızın bakanları sağın bilge hanı, solun bilge hanı olarak divanda vazife ifa etmiyor mu? Dünün tu kaka “Barolarbaşı” günün “Bakışı şaşı” mertebesine yükselmedi mi?

Yahu seçim zamanını hatırlayın, Ottoman Öç Alan bile televizyonlardan “Sakın CEHAPE’ye oy vermeyin, o teröristlerle kol koladır. Beni bile o dolduruşa getirip dağa gönderdi ben çocukken.” demedi mi? Abturaman Öç Alan’dan mektup alıp gelen bir değerli muhterem kişi de o mektupta “Sakıııın CEHAPE’ye oy vermeyiiin, onun bir ayağı ÇETO’da bir ayağı PAPRİKA’da… CEHAPE pislik demektiiiir, çöp demektirrr…” diye yazdığını okumadı mııı?

Daha iki gün önce Mardin’de “HEE DEPE”den istifa eden dört belediye meclis üyesinin “hakikatin ışığı ile nurlanıp” nasıl Beyaz Partimize geçtiğini görmedik mi? CEHAPE’ye geçerler miydi? Büzzük isterdi, ayıptı, işte CEHAPE-terör işbirliği olurdu. Bize geçince ama ne olur, doğruyu bulmak olur! İşte hakça olan budur!…

Neyse yine laf nerden nereye geldi! Dünya bizi kıskanırken, işsizlik pandemide azalmış, herkese 5.000TL para ödenmiş, almaya utananın İBAN’ına zorla yatırılmış, sokağa çıkma yasağı ve şehirlerarası ülkelerarası yasaklar varken uçak biletlerinden alınan KDV’yi sıfırlamış bir ülkede hangi vicdan Bambam kadarcık bir çocuğun lafına bakıp da ortalığı velveleye verebilirdi? CEHAPE tabii…

Neyse biz ağzına biber sürdük onun. Mesele kapanmıştır.

Allah hepimize akıl, fikir, vicdan, ilim, irfan ihsan eylesin…

Allah hepimize Sayın Örümçek imanı nasip eylesin.

Ottoman Öç Alan feraseti ihsan eylesin.

Bu haftalık da bu kadar muhteremler.

Allah Partimizi her daim muzaffer, hepimizi yağdanlıkta yarışan nefer eylesin.

Amin.

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir