YAĞDANLIK YAHYA EFENDİ’nin Hafta Sonu Muhabbeti-10

 Şirret Gazetesi, 8 Zilkade 1441

Selamün Aleyküm Muhterem Kari-ül Zevat

Bu sohbetimizde sizlerle şu “Türk İşi Başganlıg Sistemi”ni bir hasbıhâl edelim istiyorum.

Biliyorsunuz “Türk İşi Başganlıg Sistemi” bugüne kadar insan zekâsının bulabildiği en mikemmel sistemdir ve kürre-i arzda CEHAPE’liler dışında herkes tarafından takdirle karşılanan bir sistemdir.

Nedir Türk İşi Başganlıg Sistemi?

Bunu anlamak için Başganlıg Sistemi’ni önce anlamak lazım.

Biliyorsunuz en en en gelişmiş ülkeler -ABD gibi, Rusya gibi, Katar gibi, Filipinler, Endonezya, Papua Yeni Gine gibi ülkeler- demokrasi bize yetmez, daha da demokratlaşalım diye bu sisteme geçtiler. Hatta Suudi Arabistan, Yemen, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler de bu sistemi “Krallık” kisvesi altında uyguluyor ama sırf bizi taklit ettikleri belli olmasın diye bunu sessiz ve derinden yapıyorlar.

Evet, bu Başganlıg Sistemi denen sistemde adı üstünde bir başgan var. Bu başgan dışında da demokratik kurumlar var. Parlamento var, her şeyi denetleyen bir de yargı sistemi var. Buna kuvvetler ayrılığı deniyor.

İşte Türk işi Başganlıg Sistemi burada farklılaşıyor. Düşünün bir: ABD’de Bırak Onubana diye bir başgan vardı şimdikinden önce. Kara kuru bi şey. Ama olsun, başgan sonunda. Bu adam bir yerde konuşma yapacak. Kıyamet gibi insan zınk diye dikiliyor ayağa, bir bakıyorsun önde oturan bir grup herifçioğlu gıpraşmıyor bile. Neymiş efendim, yargıçmış bunlar!.. Bak bak bak!… Ülkenin yüzde bilmem kaçının oyuyla başgan olmuş adam içeri girecek de siz ayağa kalkmayacaksınız! İnsan eve misafir gelse ayakta karşılar, bu nasıl kültür, bu nasıl saygısızlık!.. Neymiş efendim, yargı her şeyin üstündeymiş de, yargıçlar kimsenin karşısında ayağa kalkmazmış da? Bu yargının, başganı görevden alma yetkisi bile varmış! Yok artık, deyişinizi duyar gibi oluyorum. Kuvvetler ayrılığı değil kuvvetler hasımlığı bu. Bizde öyle mi? Bizde yargının başındakiler “Türk işi Başgan”la birlikte çay toplar, semaver kaynatır, öyle bir uyum ki devlette…. Top atsalar yıkılmaz.

Düşünün bir dünyanın hâlini… Şu pandemi sürecinde ne oldu? Bütün ülkeler sınıfta kaldı da bizim sistem yıldızlı pekiyi ile geçti. Halkımız maskeye doydu, her gün kapısına gelip ille de size maske vereceğiz diye sıkıştıran devlet görevlilerini, eczaneleri CİMER’e şikâyet etti, eldeki fazla maskeleri Amerika’dan Japonya’ya gönderip bütün dünyada salgının yayılmasını önledik.

Bir de Türk İşi Başganlıg Sistemi’nin politik alandaki yararına bagalım: Eskiden ne çok bölünmüştük.

Hatırlarsınız, “Herdoğan’ın istediği başganlıg değil, şahsi diktatörlüğü, seni Yüce Divan’da oturtmazsam adam değilim.” diyen parti başganları vardı eski sistemde. “Hırhız” diyen mi ararsın, “hanedan” diyen mi ararsın?.. Ne oldu, bak hepsi hakikati gördü, imana geldi, elif gibiydi hepsi vav’a döndü, virgül gibi oldu. Bir CEHAPE’li hainler kaldı bir de kominisler ama onlar da lazım bu sistemde, yoksa maazallah ne derler: Tek adam rejimi, tek adam, tek parti diktatörlüğü!.. Böyle diyenlerin cemaziyelevvelini biliriz biz. Neyse şimdi o sarhoşlar ve tek parti yıllarına gidip meseleyi sapıttırmayalım.

Efendim çağımızda her şey çok hızlı olup bitiyor. Şimdi maazallah düşünün, aniden bir salgın daha olsa ya da savaş çıksa yok efendim Meclis toplanacak da, tartışacak da, günlerce iktidar-muhalefet çene yarıştıracak da… bir karar alacaklar da… zaman öyle zaman ki bunlar olana kadar Yunan İzmir’i işgal eder de bir Hasan Tahsin çıkmaz. Oysa şimdiki sistemde öyle mi? Başgan bir çağrı yapar, o vakit bütün millet sokaklara dolar. Başgan bir kararname ile her şeyi belirler… Zaman kaybı, enerji tasarrufu olmaz. Eski sistemi düşünün, birileri alınan kararları yargıya götürecek, yargı kararı bozacak, hadi sil baştan eski hamam eski tas. Biz yargı olmasın, yüce mahkemeler olmasın mı diyoruz peki? Olsun tabii ama oradaki insanları Başgan belirlesin. Alınan kararlar orada da onaylansın ki Başganlıg Sistemi’nin demokratik yönü iyice ortaya çıksın.

Hatta sıradan bir insan olarak düşünün: Sizin zaten günleriniz ya iş aramakla ya da işten atılmamak için eşşekler gibi çalışmakla geçiyor. Üstün vasıflı, her şeye kâdir, her şeyi bilen, her zaman doğru işler yapan, asla aldatmayan ve kat’a aldatılamayan biri sizin yerinize her şeyi düşünse, kararlaştırsa, size de oooh mis gibi televizyon karşısında “Ahmet Harikalar Diyarı’nda”  “Ayşe Cennet Ülkesinde” dizilerini seyretseniz daha iyi değil mi?

Ha bu arada gençleri kışkırtan CEHAPE, FETÖ ve bilumum şer odaklarının İnternet kompostosunu da unutmadık. (Efendim, komposto değil komplo mu? Van minüt efendim, düzeltiyorum. TaMaM. Temizlik, Maske, Mesafe efendim. Siz takmayın ama maske efendim. Sizi yıkacak hastalık daha icat olmadı efendim……) Ne diyordum. Evet, bakın şimdi istediğimiz zaman İnternet’i yavaşlatabiliyor, istediğimiz zaman durdurabiliyoruz. Tıpkı en gelişmiş demokrasiler olan Çin, Güney Kore, İran gibi. Kapatırız gerekirse, kendi İnterbaşg’ımızı kurarız. Eeeey sanal medya! Ayağını denk al, demokrasinin sabrını taşırma! O gençler var ya o gençler! Sizlere de yazıklar olsun! Sizi yetiştiren ana babalara da yazıklar olsun!.. Sizi eğiten öğretmenlere de yazıklar olsun!… Sizin alışveriş yaptığınız marketlere bile yazıklar olsun!… Atatürk Gençliğe Hitabe’sinde, Bursa Nutku’nda bunları mı öğretti size!.. Öyle medya teröristliği yapacağınıza okuyun; imanlı, dindar, kindar gençler olun da memleketin idaresine gelip bizi 3078, 7889 hedeflerine taşıyın. Çok ararsınız böyle yönetimi siz bu kafayla giderseniz. Hoş o kafayla da gidemezsiniz zaten, o kafaları biz demokratik bir biçimde… hâllederiz.

Efendim, bana ayrılar sayfa sütun bu kadar. Özetin özeti şu: Bulmuşuz bunamayalım, buna da muhtaç oluruz, Allah bu günlerimizi de aratmasın. Allah bir daha bize CEHAPE’nin tek adamlı tek partili yıllarını göstermesin.

Allah Başgan’ımıza ve Başganlıg Sistemimize uzun ömürler ihsan eylesin. Allah eski düşman yeni kankalarımızın harbi, hasbi muhabbetlerini daim eylesin. Allah CEHAPE’li ve diğer şer odaklarına da iman ihsan eylesin, Feyizoğlu gibi feyizlendirsin, Batı Pirinçek gibi pirinçlerini kurtlandırıp kendi istikbalini Başgan’ımızın yüce gönlüne sığdırsın, bu yazının sahibi ve bilumum yalakaların da üçüncü beşinci işten maaşlarını banka hesaplarına yatırsın inşallah.

Âmiiin diyenlerin de sürüsüne bereket olsun; cennette mevkileri havadar, hurileri cilvekâr olsun.

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir