BALKON GÜNLÜKLERİ, 28.06.2020, Pazar


Günaydın güzel insanlar, dostlar, akrabalar, öğrencilerim, öğretmenlerim ve meslektaşlarım…
Bugün kuş, kedi, horoz… yok yazımda.
Epeydir yazmayı düşündüğüm, kendimle ilgili bir “adlandırma” üzerine yazacağım bugün.
İlk kez Çanakkale’de, on yıldan daha fazla bir zaman önce duydum.
Gül, Çanakkale Güzel Sanatlar’da okuyor henüz; biz de Ayten’le onu ziyarete gittik.
Gününü şimdi anımsamıyorum ama pazar kurulan bir gündü.
Pazara çıktık karı koca.
Benim üzerimde kısa pantolon ve tişört vardı. Kılığım da o adlandırmaya uygun değildi yani.
Top sakalım var, öyle mümin tarzı değil, hadi diyelim ki fazladan da birkaç günlük sakalım olsun.
Kafada var mı yok muydu ama büyük olasılıkla vardır çünkü yazın şapkasız pek gezmem, bildiğiniz, önü siperli, sıradan bir şapkadır o.
Patatesçi sesleniyor: “HACI ABİ, bak patateslerim çok güzel!..”
Kavuncu sesleniyor: “HACI ABİ, kavun lâzımsa kaçırma!…”
Sonra esnaflar arasında telepatik bir haberleşme mi oluyor nedir, patladı gitti bu adlandırma. Sadece değişen “ABİ”nin yerini “AMCA” aldı bir iki yıldır.
Bornova Pazarı’na çıkıyorum, Evka-3 Pazar’ına çıkıyorum, suratıma bakan esnaf:
“HACI AMCA, domatesler tarla, kaçırma!” “Peynir almıyon mu HACI AMCA?”
Yahu bu tipte bir sorun mu var?
Yoksa benim tipim “klasik hacı tipi” mi?
Hepsinin bildiği ama benim bilmediğim ne?
Benden iki kişi mi var bu dünyada?..
Ehlen ve sehlen muhterem kardeşlerim.
Hayırlı pazarlar olsun, Allah’ın selamı üzerinize olsun.
Dinimiz amin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir