” 12 EYLÜL 1980 ”

ZEKİ TÜRKATALAY- “Dönemin ilk iki veya üçüncü günüydü. Her devrimci gibi ben de kaçaktım. Anamı, babamı görüp, hasret giderip kaybolacaktım. Bakkal dükkanımıza geldim ve hatırlayınca şu anda bile ciğerim acıyor…

Bakkal dükkanımızda sattığımız toz şeker ve pirinç bidonlarının içine babamın kanı dolmuştu… Bizi ararlar iken, sözüm ona bidonlarda silah, bomba bulundurma bahanesiyle babamı darp edip özellikle de bu bidonlara kanını akıtmışlardı… O dönemde idamlar, işkenceler, kayıplar, uzun ötesi kaçaklar, infazlar, mahpusluk ve ölümler adeta normal karşılanıyordu. Çok canlar yandı…

Babamın tek suçu , benim babam olması, amcamın abisi ve yeğenlerinin dayısı

olması idi. Bundan dolayı, yıllarca evi arandı. Bakkal dükkanımızda onlarca kez darp edildi…Bu dönemde Ankara’ya halamın eşine, üstelik ”polis” olan enişteme kaçak gittim. Ben ve bizim adımıza eniştem de çok acılar çekti.

Bu zor dönemde herkes bize kapısını kapatmıştı. Bu iki yürekli insan dışında bizi sahiplenen, kollayan ve saklayan hiç kimse yoktu, yalnızdık…

İnsanlar korkularından bizleri evlerine buyur etmek şöyle dursun, kapısından geçmemizden bile korkar olmuşlardı.

Benim babam ve eniştem bir kez bile bize ah etmedi. Bize sahip çıkmaktan, bizi özlemekten, peşimizden bizi takip edip, kollamaktan hiç vazgeçmedi.

Ferzende türkatalay ve Tolon Öztürk’ün duruşu politik bir duruş değil, vicdani bir içgüdüydü.

Ferzende Türkatalay ve Tolon Öztürk, sizlerin, temiz, yiğit yürekleriniz ve anılarınız önünde saygıyla eğiliyorum.

Ayrıca çevremde bulunan ve beni, bizi evlerine kabul etmekten imtina eden saygıdeğer (!) o insanlara da, şimdi acizliklerine ve zavallı duruşlarına üzülerek tam 40 yıl sonra selam vererek o günleri yaşıyorum.

Ben hayatımı, geleceğimi ve bedenimi hiç bir karşılık gözetmeden ülkem için feda ederken, onların zavallı duruşlarından utanıyorum…

Benim, İzmir – Gültepe Ortaokulundan, Resim öğretmenim, Arif kamil Önder’e de, Geleceği ve hayatı pahasına, durumumu bilerek, beni Hatay, Üçyol’daki asansörlü (benim adıma, o yıllarda, asansör ultralüks) evinde, misafir ettiği için

saygım ile o güzel, yiğit, temiz yüreğine sarılıp, öpüyorum.

Teşekkür ediyorum.. ..

İyi ki varsın hocam. “

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir