ER MEKTUBU GÖRÜLMÜŞTÜR!

1986 yılıydı, askerliğimi kısa dönem olarak Narlıdere İstihkam Tugayında yapıyordum. Sakıncam çıktı bir süre sonra, çavuş olamadım. Onbaşı olarak tezkere gününe kadar görevimi sürdürdüm. Görevlerim arasında atış eğitimi, teorik askerlik eğitimi, yanaşık düzen eğitimi, sabah sporu eğitimi gibi işlerim vardı. Bunun yanı sıra yemekhanede yemek dağıtımı organizesi ve asker mektuplarının okunması ve dağıtımı görevlerim de vardı. Tüm görevlerimi diğer arkadaşlarım gibi büyük bir titizlikle yapıyordum.

Ancak öyle bir görev vardı ki, tüm kısa dönem diğer arkadaşlarım ve ben bunu yapmakta zorlanıyorduk. Gelen ve giden asker mektuplarını okumak zorundaydık. Ama düşünsenize askerimize ailesinden, eşinden, yavuklusundan mektup gelmiş. Ya da askerimiz mektup yazmış sevdiklerine. Buram buram hasret kokan, sevgi ve özlem içeren, hadi gelin de okuyun bu kişiye özel mektupları. Gereğini yapardık arkadaşlarımla. Mavi mürekkepli ıstampaya şöyle bir bastırıp, vururduk mührü mektubun üzerine ’Er mektubu görülmüştür’

Bu mektuplar 30-40 sene önce izinlerin sık sık kullanılmadığı, cep telefonlarının henüz bulunmadığı, seyahat olanaklarının çok gelişkin olmadığı yıllarda, sevdaları, özlemleri buluştururdu, uzakları yakın ederdi, kavuştururdu bedenleri belleklerde. Ama hiç mi hiç kötü düşünceler yer almazdı, olumsuzluklar satırlara yansıtılmazdı bu mektuplarda. Öylesine iyi niyet elçileriydi ki mektuplar, hep öyle olacak bellemiştim.

Bugün bir yazı okudum, mektup başlığıyla yayımlanmış. Elbette içeriği asker mektubu değil. Hasret yok, sevda yok, özlem yok. Ne ana baba, ne yavuklu, ne eş, ne de sarıkızdan söz ediyor mektubunda.  Kimsecikler yok sevgiyle yad edilen. Okudum haliyle bu mektubu. Firmam yok, alacağım, borcum yok diyor. Oysa 25 milyon dolara sattığı kanalı alan İpek Matbaacılık 30 milyon verdik demişti. 5 milyon dolarlık, yaklaşık 40 milyon TL lık bir konu henüz açığa çıkmamıştı (radikal gazetesi) haberine göre. “Genel merkezden habersiz bir şey yapmam”a getiriyor lafı. PM ye seçilemeyişinin özeleştirisini yapacağına hesabını tutma peşindeydi halen. Oysa bugün döviz TL karşısında tüm zamanların rekoruna koştu. Ben bu konuda bireyler söylemesini beklerdim. İktidara karşı tüm zamanlarda kuru sıkı atışları dışında bir şey göremedim şahsen.

Nerde o gerçek mektuplar? Yazana derman, okuyana ilaç olan. Bugün okuduğum ise yazana da okuyana da kara mizahtı aslında.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir