EY YOLCU!

Sizi, anneniz yoldaydı dünyaya getirdiğinde, sonra onun kucağında, gölgesinde ve baba dediğiniz bir adamın kanatları altında gittiniz bir süre, bir gün ayaklarınız yere değdi, kendi başınıza yürümeye başladınız, bir ara merak edip geriye dönüp baktınız, anne baba dediğiniz insanlar yoktu yürüdüğünüz yolda ya da çok uzaklardan size el sallıyorlardı, ancak başkaları vardı sizinle aynı yolda yürüyen, birine gönlünüz aktı bir gün, el ele yürümeye başladınız, sonra üç, dört… oldunuz, yoruldunuz yürürken, çocuklarınız sizden daha hızlı yürüyebiliyordu, onlara güneşi, yıldızları, onuru, mertliği, … öğretip geriden izlemeye başladınız, bir süre sonra ufuktan onlara el sallayıp gözden kayboldunuz.

Kimler kimlerle karşılaştınız bu yolda, yolculukta… En çok bu başlangıcı ve sonu olmayan yürüyüşte hiç emeklememiş, hiç tökezlememiş, hiç dizleri kanamamış, hiç yanılmamış gibi kibirli, vicdanı körelmiş, başkalarının sırtına binerek yürüyen ama sırtına bindiği insanları her zaman aşağılayan arsız, yüzsüz insanlar acıttı içinizi… En çok onlara şaştınız, en çok onlara kızdınız, en çok onlardan korktunuz, en çok onlara karşı kinlendiniz, en çok onlara karşı mücadele ettiniz ama bitmiyorlardı, nasıl bir iklimse bu yolculuk iklimi, habire habire ürüyorlardı, gitgide yolun sonraki kısmını karartıyorlar, kazıp bozuyorlar, dinamitler yerleştiriyorlar, kendi çocuklarının ve torunlarının geleceklerini de yok etmek için birbirleriyle yarışıyorlardı… Siz yeryüzü yolcularına binlerce tanrı, melek, ilahla sessiz, sakin bir teslimiyet yürüyüşü önerirken bütün bu insanların ortak bir tanrıları vardı: PARA.

Taptıkları bu tanrıyı sizin ellerinize de değdirip ruhlarınızı satın almak istiyorlardı. Korkular, umutlar, sevinçler, kaygılar tanrısıydı sizin için PARA. Ve elinize değdiği andan itibaren sizin de ruhunuz kirlenmeye başlıyordu… Artık korkularınız, umutlarınız, sevinçleriniz, kaygılarınız da kirliydi. Uzaktan çocuklarınıza el sallayıp sonsuzluğa karışırken bedeniniz yıkanırken bile temizlenemeyen kirlerdi bunlar…

(Aşağıdaki fotoğrafta bu dünyaya en az kir ile veda etmiş iki güzel insan ve onların çocukları olan abimle ben varız. Bu dünyada ayrıcalıklı olduğumu bana hep hissettiren bu iki güzel insana yıllar ötesinden ne kadar teşekkür etsem azdır. Yokluklarında, onları üzdüğüm her gün için binlerce kez özür diliyorum. Ne yazık ki ne onları geri getirebilmek mümkün ne de bu özrü yüzlerine karşı söyleyebilmek.)Bir 3 kişi, çocuk ve ayakta duran insanlar görseli olabilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir