HER YOL ROMA’ ya ÇIKAR. (Anlatılan Doğu Roma’nın başkenti bugünkü İSTANBUL’ dur.)

Duran Çoban

İtalya ve Yunanistan’da çok güzel yerler gördüm, ne öğrendim; bir kez daha savaşın her dönem de kötü olduğunu, insanlığı, açlığa, kıyıma, göçe zorladığını, bir felaket olduğunu unutulması güç doğa ve insan hikayeleri bıraktığını gördüm.

İtalya, dünya savaşlarını bombalanmadan savuşturduğu için (Mussolini teslim oluyor, savaşmıyor), şehirler yıkılmamış, Roma tarih öncesi yapılarıyla duruyor, Efes tahrip edilip, yağmalanırken, Kollezyum, hala, bir benzeri şimdi ki teknolojiyle yapılamamış, Vezüv yanardağının külleri altında kalan ve yüzyıllar sonra ortaya çıkarılan Pompei kentini gezdim, günümüzde uydurulan saçma hikayelerini öğrendim.

Alberobello’da Trulli evlerini gördüm (Evlerin tepeleri açık olursa, ev bitmemiş olduğu için vergi alınamıyor, bu nedenle öyle bir yapı tekniği oluşturmuşlar ki tepeden bir tuğla  yada taş çektiğinde evin tavanı yıkılıyor, gökyüzü görünüyor, görevli insanların geldiğini duyunca taşı çekiyorlar, kontrol bitince çabucak eski haline getiriyorlar).

Vergiden kaçmak için yapılan bu evleri gördüğümde daha önce başka ülke de balkonsuz evler,  Yunanistan’da, ev kadar geniş balkonlu evler, ülkemiz de de anlatılan, Çorumlu hikayesi aklıma geldi, her dönemde, değişik ülkeler de ki halkın yaratıcı zekası, ağır vergilerden kurtulmak ve daha iyi yaşayabilmek. Mübadele sonrası Yunanistan’a göç etmek zorunda kalanların, ulaştıkları bu ülkede Türkiye’de yaşadıkları yerlere benzer yerleri seçtikleri ve geldikleri şehir ve kasabaların başına yeni kelimesi koyarak aynı ismi kullandıklarını gördüm. NEA FOKEA (Yeni Foça) gibi.

Fakirlere yardım amacıyla, tefecilere karşı alternatif oluşturulan (Monte di Pieta) ilk ortaya çıktığı yer,1462-1540 ise şehrin tuz vergisi koyan papalığa karşı ayaklanan ve tuzsuz ekmek yeriz diyen Perugia şehri bugün de muhalifliğini sürdürmekte ve solcu belediyelere ev sahipliği yapmaktadır. Papa,”asi” Perigia’yı kontrol altıda tutabilmek için,1540-43 yılları arası da ev, kilise manastırları yıkmayı göze alarak, Rocca Paolina isimli kocaman bir kale yaptırır. Dar ve kıvrımlı sokakların bir kısmı yok edilir. Amaç, toplumsal ayaklanmaları kolayca silmektir.

Dünyanın en büyük kilisesi Vatikan’ı gördüm, İsa’nın on iki havarisinden biri olan Aziz Petrus’un mezarının olduğu yerdir. Meteora’da , Protestanların istilalardan korunmak için kuş uçmaz kervan geçmez, kayaların üstlerine ve içlerini oyarak yaptıkları yerleşim yerleri Sümela Manastırını çağrıştırıyor, yerleşim olarak geniş bir alan ve fazla sayıda.

Zengin ve meşhurların tatil adası Capri, bir doğa harikası, o tepelerden aşağı inip sahilde denize girmek pek bize göre değil, macera filmlerinde araba yarıştıran sahnelerin çekildiği, yada benim öyle hatırladığım AMALFİ, her virajı dönünce farklı bir sürprizle karşılaşılan, taraçalandırma yöntemiyle dağların kayaların üzerinde asma ve limon bahçeleri olan, diğer tarafı uçurum şeklinde devam eden daracık yollarıyla heyecan ve korku yaratan güzel sahil şeridi unutulmayacak yerlerden.

İnsan her yerde insan, sadece eğitim, kültür, yaşam kaygıları farklı, sokaklar temiz, çöp kutularını fotoğrafladım, bana göre ilginç, trafik farklı, insan öncelikli, her zaman yayanın geçiş önceliği var, genelde kurallara uyuyorlar, bazı istisnalarda görmek mümkün.

TİVOLİ, Roma Forumu, Trevi Çeşmesi (Roma aşk çeşmesi), İspanyol merdivenleri, Catel Sant Angelo (Melekler Köprüsü), Yunanistan da, Halkidiki, Kasandra, Sithonia, Aynoroz, Aya Dimitri Kilisesi (Kasımıye Camisi), Atatürk Evi Müzesi, Beyaz Kule, Aristotle Üniversitesi, Bey Hamamı, Tepedelenli Ali Paşa, Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Kavala, gibi bir çok tarihi mekan ve hepsinin ayrı bir hikayesi var. Yunanistan, kültürel yakınlık dolayısıyla yaşam daha kolay, insanlar ve yaşamları, yemek, içmek bize benziyorlar, Batı Trakya’ya doğru geldiğimizde, Türkçe konuşma ağırlık kazanıyor. Bu bilgileri bizimle paylaşan ve bize gezmeyi sevdiren Zelve Tur yöneticileri, rehberimiz Baki Bey ve Nevres hanıma teşekkür ediyorum. Ayrıca gezi arkadaşlarımız Deniz Yıldızı Derneği üye ve yöneticilerine teşekkür ediyor, başka güzel bir dünya ve gezide görüşmek üzere herkese sevgiler sunuyorum.

HER YOL ROMA’ ya ÇIKAR. (Anlatılan Doğu Roma’nın başkenti bugünkü İSTANBUL’ dur.)” için 2 yorum

  1. Ekinize Sağlık Duran bey,
    Gezileri çok güzel yorumlamışsınız. Maceralı güney Amerika gezisi sonrası bir buçuk yıl olacak dışarı çıkamadık. Hikayeleri hatırlamak güzel geldi. Elinize sağlık.,Gezmek özgürlüktür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir