Milat Öncesi İlk Çağ Filozofları: Bereketli Düşün Çağı

Bizim ‘Baraka Kantin Aşkları’ grubunda rastladım kitaba. “Neredeyse hepsi işkencede öldürülmüş düşün insanlarını kendi düşüncelerimle ve şiirsel bir dille yazmaya çalıştım.” Diyerek anlatmaya çalışmış yazarı.

“İşte aradığım bu” dedim.

Kuantum konusunda ‘Mr. Tomkins’in Serüvenleri’nin, Şeyh Bedreddin konusunda ise  ‘Erol Toy’un Azap Ortakları’ nın üzerimdeki etkisini düşünerek, “İşte bu” dedim. Sadece felsefe kitabı olmayan felsefe kitabı… İnsanların felsefeye ilgisini kışkırtabilecek bir kitap…

Aşağıdaki tanıtım yazısını okuyunca sizlerin de “İşte bu” diyeceğinize inanıyorum. Engin Şirin

Eser adı: Milat Öncesi İlk Çağ Filozofları: Bereketli Düşün Çağı

Yazar: Prof. Dr. Osman AKTAŞ

Baskı tarihi: Kasım-2021

Sayfa sayısı 372

Yayınevi: Orion Kitabevi

ESERİN YAZILIŞ NEDENİ:

Filozofların önemi hakkında belki de en güzel ve en doğru ifadeyi Platon (Eflatun) vurgulamıştır. Platon, “Devlet” adlı eserinde: “Filozoflar kral olmadıkça ya da bu dünyanın kralları ve prensleri felsefenin ruhuna ve gücüne sahip olmadıkça, politik büyüklük ve bilgelik bir arada buluşmadıkça şehirler uğursuzluklardan asla kurtulamayacaktır.”

Platon, insanlığın kurtuluşunun filozofların yönetimde yer almasına bağlı olduğunu söylüyor kısaca…

Öyleyse filozofluğun temelini atan bu insanlara her dönemde ve her ülkede şükran duygularının bildirilmesi bir insanlık borcudur. Bu kitabın yazılmasının başat nedeni budur….

ESERLE İLİŞKİLİ DİĞER BİLGİLER:

  1. Eserde, İlk Çağın Milat öncesi döneminde yaşamış olan ikisi kadın toplam 37 filozofa yer verilmiştir.
  2. Literatürde çok sık karşılaşılmayan terim ve kavramlar dip notlarda açıklanmış; filozoflar hakkında verilen bilgilerin kaynağı olarak saygın ve hakem onayından geçmiş dergilerden ve klasik kitaplardan yararlanılmıştır.
  3. Eserin önsözünün ardından yazar, “BAŞLARKEN” ve “MİLAT ÖNCESİNİ YAŞARKEN” kısımlarında insanın var oluşundan ilk çağa gelişine kadar günümüzün ışığından yararlanarak panoramik bir bakış atıyor. Bütün bunları ve ilk çağın sosyokültürel ve yapısal özelliklerini dönem filozoflarıyla ilişkilendirerek şiir diliyle sunuyor. Filozofların olmadığı bir dünyanın çobanını kaybetmiş sürüler gibi olacağı vurgusuyla bu kısmı bitiriyor.
  4. BEREKETLİ DÜŞÜN ÇAĞI’NA GİRİŞ” kısmına yazar: “Arkaik Dönemin sonlarından Roma Döneminin ilk yıllarına kadar süren İlk Çağı kapsayan dönemde -adeta dünyanın varlığına yeni anlamlar katan- çok sayıda felsefe insanı ortaya çıkmıştır. Hele, İlk Çağın milat öncesinde kalan zamanların içerisine daldığınızda, doğruyu ve bilgiyi arayan bilge insanların başak başak boylandığı bir bereket tarlasında yürüdüğünüzü hissedersiniz.” Diyerek başlıyor.

Ardından, kitabın arka kapağında yer alan ve kitapta anlatılan birçok filozofun âdeta temel özelliğinin özeti niteliğindeki yazısıyla devam ediyor:

////Öyle bir çağ ki; bir yanda Milet okulundan koltuğunda kitaplarıyla çıkan Thales’i bir yanında Anaksimander, bir yanında Anaksimenes’le doğayı konuşurken hisseder; hava, su, toprak ve ateşi bir başka görürsünüz. Bir yanda Pythagoras ve karısı Krotonlu Theano’yu Homeros’u okurken; bir yanda, yaşlı Kolofonlu Ksenofanes’i şehir şehir savrulup şüpheci yaklaşımıyla tahminlerini savunurken görürsünüz. Biraz uzaklara baktığınızda Gotama Buddha’yı Ganj vadisinde insanlık için şifaya giden yolları araştırırken; Çin’in ilk büyük öğretmeni Konfüçyüs’ü Bambu üstüne Analektler’ini yazarken bulursunuz. Saklanmayı seven doğasında “karanlık filozof” Efesli Heraklitus’u; Kutsalın efsanevi yollarında Güneş Tanrısının kızlarını ölümsüzleştiren Elealı Parmenides’i; evrensel akılla dünyayı düzenleyen Sofist Anaksagoras’ı görmeden geçemezsiniz. Hamallık yapanına rastlarsınız Protagoras gibi; Şifacısına rastlarsınız efsane Hippocrates gibi… Dostluğun, sevginin asil sesini duyarsanız Mo-Zi geçmiştir yanınızdan. Kadın ihtişamını tarihin karanlığında gömülü bırakmayan bilge Aspasia’yı Atina yollarında sevgilisi Perikles’in kolunda görürsünüz. Baldıran zehrini şerbet belleyeni; insanın tuhaf haline ağlayanı, güleni; gündüz vakti sokakta fenerle insan arayanı görürsünüz. Bilginin erdem olduğunu fısıldar Megaralı Öklid; gölgelerin oyununu izletmek için mağarasına götürür Atinalı Platon. Güzelliği, belirsizliği, hazzı, şüpheyi, aklı, siyaseti, hukuku, ruhu, Tanrı’yı anlatanlar; matematiğin, fiziğin, mantığın, tıp ve daha nice bilimlerin temelini atanları görürsünüz.////

  1. Filozofların tanıtımına Batı geleneğinin ilk filozofu, felsefenin kurucusu ve dünyanın ilk bilim adamı olarak nitelendirilen Miletli Thales ile başlıyor ve Lukretius’la bitiriyor.
  2. Her filozof için iki sayfalık bilgiye yer verilmiş ve hemen ardından yazarın ilgili filozof hakkında literatür bilgisine dayalı kendi bakış açısı şiir diliyle anlatılmıştır.
  3. Filozoflar zor günlerden geçmiş hatta birçoğu siyasi otorite tarafından ya da onların kışkırttığı cahil halk tarafından katledilmişlerdir.
    1. Bunlardan birisi “cinayet ve acı tohumları eken, sevinç ve sevgi biçemez” diyen ve dilimizde Pisagor olarak telaffuz edilen Pythagoras’tır. Pythagorasçılar entelektüel bir elit tarafından yönetilen bir aristokrasiye sahip olmak gerektiğine inanan bir fikri savunmaları mevcut politikacıların tepkisini çekmiş; bu nedenle Kroton halkı Pythagoras aleyhinde kışkırtılmış. Yöneticisi olduğu filozof okulunun etrafı sarılarak ateşe verilmiş ve yakalanarak öldürülmüştür.
    2. AnaksagorasTanrı akıldır” dediği için Lampsacus halkı tarafından dışlanmış, bir çeşit aforoza uğramıştır.
    3. Elealı Zeno bir hikâyeye göre bir Tiran tarafından tutuklanıp, sorguya çekilirken, tiranın kulağını ısırıp koparması sonucu bıçaklanarak öldürülür. Başka bir hikâyede de sorgulanması sırasında kendi dilini ısırıp kopararak tiranın yüzüne tükürmesi nedeniyle taşlanarak öldürülür.
    4. Sokratesöncesi filozofların en önemlilerinden biri ve olağanüstü yetenekli bir şair olan Empedokles’in halkın gözünde tanrısal bir değere ulaşmak için Etna kraterine atlayarak öldüğünü söyleyenler vardır.
    5. İnsan, olduğu ya da olmadığı tüm şeylerin ölçüsüdür” öğretisinin sahibi olan Protagoras’ın Tanrı’nın varlığına dair şüpheci düşüncelerini “Tanrılar Üzerine (On the Gods)” adlı kitabında ortaya koyduğu için (çünkü o, “tanrıların var olup olmadıklarını bilmem mümkün değil” diyordu) dinsizlikle suçlandı, kitapları yakıldı ve ateist diye Atina’dan sürüldüğü Sicilyayollarında Akdeniz’in üst sularında boğularak öldüğü söylenir.
    6. Periklesin danışmanı olarak anahtar rol oynamış; Perikles’in MÖ 429 yılında veba nedeniyle ölümüne kadar onun sevgilisi olarak kalmış Miletli Aspasia, birçok filozof tarafından politik ve entelektüel bir tehdit olarak algılanmış, “hetaera” olarak yaftalanmış ve Atina’da bir kadın olmanın bütün zorluklarını yaşamış bir filozoftur.
    7. Cicero’ya göre“Felsefeyi gökten yere indiren”ve antik felsefenin gözbebeği olan Sokrates, gençlere farklı bir din öğretiyor diye yargılanmış ve baldıran zehri içerek yaşama veda eden bir ustadır.
    8. Umudun “uyandırıcı bir rüya” olduğunu söyleyen Aristotelesde dinsizlikle suçlanmış; Chalcis’e kaçarak orada bir yıl sonra MÖ 322 yılında 63 yaşındayken hayatını kaybetmiştir.
    9. Kleanthes “zaten yolun sonuna geldim” diyerek intihar anlamına gelen bir çeşit ölüm orucu tutarak kendi ölümüne neden olmuştu.
    10. Tam adı Marcus Tullius Cicero olan ve bizlerin Romalı devlet adamı, büyük hatip, önde gelen politikacı ve Roma Cumhuriyeti’nin savunucusu olarak tanıdığı Cicero Marcus Antonius’a karşı çıktığı için Formiae’de bir ormanlık yolda yakalanmış ve başı ve kolları kesilerek MÖ 43 yılında öldürülmüştür. Celladına “Yapacağın şey doğru değil biliyorsun, İşini temiz yap asker, Beni düzgün öldür!” diyen filozoftur.
    11. Lukretius, zengin bir ailenin çocuğu mu yoksa köleyken özgür bırakılmış biri miydi? Bir aşk iksiriyle mi delirdi? İntihar ederek mi öldü? Bilinmez…

Kitapta yer alan şu bilgilerin toplumla paylaşılmasında yarar var:

Atinalı Antisthenes nasıl ki demir pasa yenilir, kıskanç insanların da kendi tutkuları tarafından tüketileceğini özlü bir şekilde ifade eden filozoftur. Yine, “düşmanlarınıza dikkat edin, çünkü hatalarınızı ilk keşfedenler onlardır” diyen kişidir. Bir başka aforizmasında: “Size kendinizle ilgili gerçeği söyleyebilecek sadece iki kişi vardır, biri öfkesini yitirmiş bir düşman, diğeri sizi çok seven bir arkadaş” demiştir.

Arkadaşlık ve dostluk ne kadar önemli değil mi?

Midilli adasındaki Eresus’ta doğduğu belirtilen Theophrastus; “Güzellik sessiz bir aldatmacadır”, “Zaman, bir insanın harcayabileceği en değerli şeydir” ve “Sağduyusu olmayan bir hatip, dizginleri olmayan bir ata benzer” sözlerinin sahibi bilim insanıdır.

Theophrastus asırlar öncesinden insanlığı uyarmış, güzellik hakkında, zaman hakkında ve sağduyu hakkında günümüzde de ne kadar önemli olduğu aşikâr sözler söylemiş.

Kısaca filozoflar bir ışık tutmuş ve asla bir zorlama yapmaksızın isteyen bu ışıklı yoldan gidebilir demişlerdir. Belki de bu kitabın gizli özeti budur…

Milat Öncesi İlk Çağ Filozofları: Bereketli Düşün Çağı” için bir yorum

  1. Çok teşekkür ediyorum Engin Şirin hocam. Bu güzel sayfalarda bana da yer vermeniz beni gururlandırmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir