Aga bi yağmur yağıyo bildiğin gibi değil, felaket…Sakin ama yaa kilometreye bilmem kaç kilogram değil, delik altlı ayakkabıdan kalbine ulaşacak kadar çok yağıyo sadece…Şemsiye hak getire, baya bi pahalı bişey ayrıca her kapattığın yerde unutma ihtimalin olduğu için onu kullanma şansın da yok…

Ara sokaktan hızla dönüyon, okul dönüşü eve…Bi de karşılıksız gönlünün düştüğü kızın evinin tamda önünden…Havan”da yerinde çünkü üşüyen sadece ayağın,gönlün mağrur. Kız perde arkasından senin geçmeni bekliyo çünkü ya da sen öyle zannediyon…

Kitaplar koltuk altında ıslanıyo ama en azından soba”nın dibinde kurutulabilecek kadar…Fakirlik edebiyatı gibi bişey değil bu haa, zaten zengin yok etrafta…

Zenginliğin ne olduğunu bilende yok…Tek zenginlik kıstası üç katlı ev ve bu da sınıf farkı gibi bi şey değil…Yani ezen ve ezilen noktasında değilsin henüz…

Birilerinin üç katlı evi var zengin yani… Henüz burjuvazi ile tanışmamışsın bile…Sen kendini genç zannediyon ama bildiğin çocuksun, elma şekeri yiyon ara sokaklarında kenar mahallenin…Her şey o sokaklar da tanıştığın dernekle değişti ama sadece senin için…Hayat bildiği mecrasında aktı, sen de sadece farkında olan bi palamut oldun… Ayrıca farkında sazanlar ve kefaller de iyi arkadaşın olarak her sokak başında sana yoldaşım dedi… Haa sevgililer mi? Kimi zaman platonik kimi zaman zulüm kadar gerçekti… Biz mutluyduk ama, nedendir bilinmez…

                      …o.chnr…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir