HAYAT MUHASEBESİ…

Tunç Erciyas

İnsan her an sınav vermekte…  Okulda girdiğimiz sınavlar gibi değil hayatın sınavı… Zayıf aldığın sınavın kurtarma sözlüsü vardır hep, hayatın öyle mi? Birkaç yıldır hastalıkla, doğal afetlerle, savaşla mücadele ediyoruz. Bu krizlerle baş ederek güçleniyoruz. Ancak bu olayların yan etkisi ekonomik sıkıntılar… Bu sıkıntılar cebinizdeki kelimeleri kafanızın içine taşımanıza sebep olur. Sürekli beyniniz çalışır ve planlar yaparsınız. Daha iyi ne yapabilirim? Krizi aşmak mümkün mü? Kredi kartı borcumu nasıl öderim? İşler kötüye gidiyor. Bir çözüm bulmalıyım bu kafa seslerini iyi yönlendirmezsek daha büyük felaketlere yol açabilir. İyi düşünüp kötüye hazır olmalıyız. Dönüm noktalarını iyi takip edip, önceden sinyali çakmalıyız. Bu sınavlarla başa çıkamayanlar ya koçlarla iletişime geçmekte ya da bir psikologun kapısını çalmakta… Neyse ki her şeyin tedavisi mümkün yeter ki yaşamdan zevk alın. Nefes alabiliyorsanız her şey mükemmel demektir.

Ya çocuklarımız…

Z kuşağı bizler kadar dayanıklı değil. En ufak rüzgarda yıkılacaklarını sanıyorlar bir doymuşluk, beklentisizlik, mutsuzluk, dikkat eksikliği, gelecek kaygısı hakim… “Oysa biz ne isterlerse yaptık.“ diyorsunuz haklısınız. Babam bir gün kelebeğin kozasından çıkışını göstermişti. Kelebek zorlanıyordu. Yardım edeyim dedim. İzin vermedi. O kanatlarıyla çırpınarak güçlenerek uçacak ve kimseye ihtiyacı olmayacak demişti. Biz çocuklarımıza ne isterlerse yaptık. Ataerkil bir toplumdan çocukerkil bir yaşam tarzına dönüştük. Çocuklarımız şimdi mutsuz… Hayattan beklentileri yok. Kaygıları var. Biran önce toparlansınlar diye profesyonel bir desteğe ihtiyaç duyuyoruz. “Ben çocuğumla arkadaş gibiyim.” Yanılıyorsunuz. Onun arkadaşa değil anne babaya ihtiyacı var. Onlar için canımızı bile verebiliriz ama…

Baba…

Show Tv’de Salı akşamları izlediğimiz bir dizi var. Baba… Haluk Bilginer her hafta oyunculuk tersi veriyor adeta… Genç kızların sevgilileri Tolga Sarıtaş ve Hakan Kurtaş’ta oyuncu kadrosunda… Oyuncular çok iyi… Rollerinin hakkını veriyorlar… Ödemişli Saruhan ailesinin başından geçenleri izliyorsunuz. Diziyi izlerken nedense dedem aklıma geliyor. Bilginer’in canlandırdığı Emin Saruhanlı karakteri dedemi andırıyor… Gururlu, asil, kendinden emin, kuralları olan, gelenek göreneklere, aile değerlerine bağlı, güvenilir, otoriter, ne yaşarsa yaşasın başı hep dik ve daima doğrunun peşinde olan birisi… Esnaf, esnaflığın tüm kurallarını uygulayan saygı duyulan ve sevilen iş insanı… Mütevazı hayatları İstanbul’a gidince bozuluyor. Para aileyi ikiye bölüyor.  Aile değerlerinin paradan daha önemli olduğu vurgulanan dizi de bakalım neler olacak? İzleyip göreceğiz… Bilginer’in bazen bakışında, bazen de söylediği bir cümlede dedemi görüyorum… Dedem de Hava Astsubayı olarak, emekli olunca İstanbul’a yerleşiyor. Ben de çok izleri var. Ders niteliğinde sohbetlerimiz olurdu. O zaman anlamadığım buna ne gerek var diye düşündüğüm sözlerinin kıymetini büyüyünce anladım. Çok ileri görüşlüydü. Amcamla kardeş gibi büyüdük. 7 yaşımda, Sınger mağazamızda insan ilişkilerini, iletişimi öğrenmeye başladım. Torun sevgisi çok farklı derdi. İlk torunu olduğumdan bana ismini vermişti. “Mehmet”… 1997 yılı Aralık ayında askerdeyken fıtık boğulması geçirdim. Apar topar hastaneye yetiştirmişlerdi. Kırkağaç Devlet Hastanesi’nde,  ameliyat masasında zor kurtulurken, O hayata gözlerini yummuş. Bir ay gizlemişlerdi benden.  Allah rahmet eylesin. Kirazı o da çok severdi. Birlikte türkü söyleyerek yerdik. “Bir dalda iki kiraz biri al biri beyaz…”

Kiraz Mevsimi…

Kiraza doyacağımız günler yaklaşıyor. Pazarda tezgahlarda var ama daha iyisi için bir kaç gün daha beklemek lazım… Kemalpaşa Kiraz Festivali için gün saymakta… Haziran ayının ortalarında planlanan festivali iple çekiyoruz. Bu hafta da festivaller, şenlikler devam ediyor.

Gurme Fest…

Arena ‘da Gurme Fest kaçmaz. “Yiycez, içcez, eğlencez” diyen festival dün başladı. Birbirinden özel standlar, workshoplar ve konserler sizi bekliyor. Dün akşam Cakal Rechol ve Can Bonomo muhteşem bir gece yaşattı. Bugün Anıl Piyancı,  Mazhar Alanson,  Pazar Fondip ve Melek Mosso konserleri var.

Tohum Takas Şenliği…

Tohumun ne kadar önemli olduğunu pandemi sürecinde bir kez daha gördük. Bugün saat:14.00’de Seferihisar Ürkmez’de buluşuyoruz. Seferihisar Beiediyesi’nin organize ettiği Yerel tohum Takas Şenliği’ne katılıyoruz. Edirne, Ereğli, Bodrum, Menteşe, Honaz, Ödemiş, Hatay Büyükşehir, Bornova, Kemalpaşa, Buca ve Efes Selçuk Belediyeleri kendi stantlarında şehirlerinde ürettikleri atalık tohumları takas edilecek. Konserler ve çeşitli aktivitelerle renklenecek şenliği kaçırmayın. Hem eğlenin hem de tohumun önemini bir kez daha kavrayın. Aldığınız tohumlarla balkonda domates yetiştirebilirsiniz. Malum kendileri kirazla yarış halindeler.

Anadolu Buluşması…

Aylardır hazırlanılan buluşma 12 Haziran Pazar günü Karşıyaka’da gerçekleşecek. 22 sivil toplum kuruluşunun ev sahipliğinde, saat:14.00’de başlayacak etkinlikte, Moğollar, Arif Sağ, Belkıs Akkale, Mustafa Özarslan, Cengiz Özkan, Tolga Sağ, Rumeli Ayhan, Orkestra Serkan müzik ziyafeti sunacak… 7 bölgeden folklor gruplar, semazenler, zeybek gösterileri ile coşku daha da büyüyecek…

Coşkulu miting…

CHP Milletin Sesi mitinglerinin ikincisini bugün İstanbul Maltepe’de saat:18.00’de gerçekleştirecek Daha önce Bursa’da yapılması planlanıyordu. Ancak İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu cezası kesinleşince, CHP Lideri Kılıçdaroğlu “Canan cesurdur! Yüreklidir! Bursa mitingi artık İstanbul mitingi olmuştur” demişti. Miting merakla bekleniyor.

Sarı şemsiye açıldı.

Balkan filmleri Buca’da sizi bekliyor. Balkan Panorama Film Festivali 8. kez “merhaba” diyor. 27 Mayıs tarihine kadar birbirinden özel filmleri izleyebilirsiniz. Film yağmurunda ıslanmayın diye sarı şemsiyeler açıldı. Teşekkürler Buca Belediyesi…

Albümler… Konserler…

Nilüfer, 5 sene sonra, 5 şarkılık da olsa bir albüm çıkardı. “Kendine bir şans ver” Ben çok sevdim. Haftaya Sıla’nın albümü de bizlerle olacak. Yaz şarkılarla geliyor. Konserler sürüyor. Bu akşam Mor ve Ötesi, Pazar Kırmızı Pabuçlu Prens Buray Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda… Yılmaz Erdoğan’ın yazdığı Demet Akbağ’ın uzun süre sonra sahneyle buluştuğu oyun “Aydınlıkevler” için geri sayım sürüyor 29-30 Mayıs’ta Kültürpark’ta buluşuyoruz.

 

Dikkatli olun…

Festivalden mitinge, konserden şenliğe koştururken dikkatli olun. Korona hala kapıda… Bir de maymunun şeyi çıktı. Çiçeği… Mesafe, hijyen çok önemli…

 

Açın radyonuzun sesini…

Radyo Ege’de, Denizli’den Nurten, Seferihisar’dan Celal’in istediği, Nilüfer’in son albümünden “Boşver” çalıyor…

Nerede o elimi tutan elin nerede

Nerede o beni çağıran sesin

Neredesin niye bu kadar uzak

Neden yabancısın bana kaç senedir

Böyle mutluluk olmaz olmaz olsun

Beni şu kadar sevmiyorsun

Boşver ne çıkar pişman olsam da

Boşver ne çıkar yalnız kalsam da

Neyim var kaybedecek

Bir tek kırık kalpten başka

 

Daima gülümseyin…

 

KAYNAK: https://www.sonmuhur.com/hayat-muhasebesi-makale,1811.html

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir